Tarihi ve Kültürel Değerler

afyon-kalesi

Afyonkarahisar Kalesi; 226 m. yüksekliğinde trakit bir kaya kütlesi olarak yükselen kale, Hitit İmporatoru II. Murşil zamanında M.Ö 1350 yıllarında Arzava seferinde müstahkem mevkii olarak kullanılmış ve Hapanuvo, Helen, Roma, ve Bizans dönemlerinde Akronium adını alarak önemli bir üs olmuştur. Kale zirvesinde Ana Tanrıça Kybele’ye adanmış bir çok tapınak, dört adet büyük sarnıç bulunmaktadır. Surları Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat zamanında, mimar Bedrettin Cevhertaş tarafından onarılmış, ayrıca yukarı kaleye bir saray ile yanına küçük bir mescit yaptırılmıştır.

Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde, devlet hazinesinin ve halkın değerli eşyalarının saklandığı, tutsakların ve suçlularının tutuklu olarak bulundurulduğu yer olması nedeni ile Karahisar-ı Sahip, Karahisar-ı Devle adlarıyla da anıldığı bilinmektedir.

Camiler & Külliyeler & Kervansaraylar

Camiler

Ulu Camii; Sahip Ata Fahrettin Ali’nin Sancak Beyi olan Nusretüddin Hasan Bey tarafından yaptırılmıştır.(M.S. 1273) 40 ahşap sütun ve başlık üzerine oturtulmuştur olan ağaç sütunlar mukarnas başlıklarla süslüdür. Doğu, kuzey ve batıya bakan üç kapısı vardır. Selçuklu tarzı oymalı, iki kanatlı minber kapakları ve mermer mihrabın üzerinde kitabesi bulunmaktadır.

Camii ahşap mimarisi ve yeşil sırlı tuğlalı, baklava dilimi tuğla minaresiyle Selçuklu döneminin eşsiz örneklerinden biridir.

Mevlevi (Türbe) Camii; Sultan Veled’le başlayan Mevlevilik, burada Sultan Divani ile doruğa ulaşmış ve buradan dünyaya yayılmıştır. Bugünkü camii 1844’de Abdülmecit tarafından camii ve dergah olarak yaptırılmış, 1905’de II. Abdülhamit zamanında da büyük onarım geçirmiştir. Camii içinde Sultan Divani ve diğer Mevlevî şeyhlerinin mezarları bulunduğu için Türbe Camii de denilmektedir.

Mısri Camii; Mısri mahallesinde Hacı Eyüp Mısri sokağındadır. 1483 yılında Şakkancıoğlu Evliya Kasım Paşa yaptırmıştır. Kesme taştandır. İki büyük kubbe ile örtülüdür. Minaresinin tabanı kesme taştan gövdesi dilimli tuğladandır. Mihrabındaki geometrik desenli çiniler Selçuklu eseridir.

Külliyeler

imaret-camiiİmaret (Gedik Ahmet Paşa) Külliyesi; Fatih Sultan Mehmet’in sadrazamlarından Gedik Ahmet Paşa tarafından 1472-1477 tarihleri arasında Sübyan Mektebi, Medrese, Hamam, İmaret ve Camii’den müteşekkil olan Gedik Ahmet Paşa Külliyesi Mimar Ayaz Ağaya yaptırılmıştır. Camii renkli kapısı, mihrabı, minberi ve iç süslemeleriyle çağının en güzel sanat eserlerinden biridir. Tek şerefeli minaresi, yivli burma biçimlerle süslüdür. Yivlerin arası lacivert renkli çinilerle kaplıdır. Cami müstakil şekilde olup orta kısımdan büyük bir kemerle bölünerek iki büyük kubbe ile örtülmüştür. Cephede beş küçük kubbeli son cemaat yeri vardır.

Medrese orta avlulu, avlunun her iki yanında revak ve odalar, arada büyük kubbeli eyvan ve kışlık odası bulunan 26 kubbeli bir yapı olup 1928 yılından 1996 yılına kadar müze olarak kullanılmıştır.

Hamam, kadın ve erkek iki ayrı bölümlü olup, 11 kubbe örtülüdür. Halen kullanılmaktadır.

Boyalı Külliyesi; Sincanlı ilçesine bağlı Boyalı köyünde Selçuklu dönemine ait iki türbe ve bir hanikâhdan oluşan bir külliyedir. Alt katı 4, üst katı kesme taş kaplamalı 8 köşeli gövdeli ve tuğla örgülü piramit çatılı olan yapı Kureyş Baba türbesi olarak bilinmektedir.

Sinanpaşa Külliyesi; Sincanlı ilçe merkezinde hamam, cami, imaret, Sübyan okulu, türbesi ve avluda mezarlarının bulunduğu bir külliye olup, 1525 yıllarında buraya yerleşen Rumeli beylerbeyi Celaleddin Sinanpaşa tarafından yaptırılmıştır.

Kadınana Türbesi; Şehir merkezinde Ambaryolu caddesindedir. XIII. Yüzyılda Selçuklu Sultanı III. Keykubat’ın üç kızından biri olan Afyonkarahisar halkı için çok sayıda mezar yaptırmış;Asiye Hatun için yapılmış tek kubbeli kare planlı bir yapıdır. Kemerli kapısı doğuya bakan türbede tek sanduka vardır.

Kervansaraylar

Sultandağı Kervansarayı (Sahipata Kervansarayı); Sultandağı ilçesindedir. 1249 yılında II. İzzeddin Keykavus’un beylerinden Fahreddin Ali Bin Hüseyin(Sahipata) tarafından yaptırılmıştır. Büyük kapıdan girilen avlu etrafında odalar, develik ile ayaklar üzerinde tonoz örtülü bir yapı olan kışlık kısımlardan meydana gelmiş olup avlu ortasında dört ayak ve kemer üzerine oturtulmuş mescit bulunmaktadır.

Çay Kervansarayı; Çay ilçesindedir. III. Gıyaseddin döneminde yaptırılmış Selçuklu dönemi Taş külliyesinden bir yapı, avlulu ve kapalı kervansaray tiplerindendir. Merkezde dört fil ayağı ve çevresinde on iki ayak üzerine tonoz örtülü aydınlıklı kale görünümlü kargir bir yapıdır.

Eğret (Anıtkaya) Kervansarayı; Anıtkaya (Eğret) kasabasındadır. 13. Yüzyılda Germiyanoğulları tarafından yaptırılmıştır. Üç sahanlı olup orta sahanı daha büyüktür. Kesme taş kaplı, iki sıra fil ayakları üzerine ortası geniş, yanları dar tonoz kemerlerle örtülüdür. Yanları çift mermer sütunlarla süslü taç kapılıdır.

Döğer Kervansarayı; İhsaniye ilçesine bağlı Döğer kasabasındadır. II. Sultan Murat tarafından yaptırılmış bir Osmanlı eseridir. İki katlı han binası ile yanında develiği bulunan iki bölümden meydana gelir. İki katlı hanın üst katı yolcuların yatma, alt katı ise dinlenme yeridir. Ortadaki eyvanı mescittir. Bina yerli tüf kesme taş ile kaplıdır.

Tarihi Yerleşim Merkezleri (Frig Vadisi)

Ayazini Kilisesi; İhsaniye İlçesi, Ayazini kasabası girişinde, yol kenarında, tüf sarp kayalık içinde, kayaya oyulmuş bir kilisedir. Kilise yapısının özelliği, dış cephe olarak kaya yüzeyine oyulmuş apsisli ve kubbeli olmasıdır. Çevresine bitişik kaya odalarıyla birlikte 1000’li yıllarda yapılmış manastır yapısıdır.

Ayazini Kaya Yerleşimleri; Afyonkarahisar-Eskişehir yolunun 27.kilometresinden sağa doğru 4,7 km daha gidilerek ulaşılan  Ayazini kasabasını içine alacak boyutta geniş bir alanı kaplamaktadır. İşlenebilir tüf kayalıklardan oluşan bu bölgenin, kaya yerleşimlerine uygun olması ayrı bir özelliktir. Kaya yerleşimleri üzerinde Hitit, Frig, Roma ve Bizans dönemlerine ait kültür görmek mümkündür. Bölgede çok miktarda şapel,çok katlı kaya yerleşimleri, mimari özellikleri farklı mezar odaları (Aslanlı, sütunlu ve raf sisteminde çok katlı mezar odaları) ve çevrede sıkça görülen peri bacaları bulunmaktadır.

Kapıkaya 1; İhsaniye ilçesine bağlı Döğer kasabasında Leğen köyüne gidilen yol üzerindedir. M.Ö. 7. Yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.

Tek parça bir kayanın doğu yüzü ve yanları kesilerek sade ve üçgen çatılı bir tapınak cephesi yapılmıştır. Cephe alt ortasındaki niş içinde Tanrıça Kybele kabartma olarak işlenmiştir. Kabartmanın altına dört basamak merdiven yapılmıştır.

Kapıkaya 2; Aynı bölgede Emre Gölü kıyısında Bayramaliler Köyüne doğru uzanan kayaların arasındadır. Üst başı erimiş bir kaya parçasının batı yüzü kesilerek yapılmış ahşap bir tapınak benzetmesidir. Ön yüzde süslü iki bölüm arasında bir niş açılmış içine Tanrıça Kybele’nin ayakta kabartması yapılmıştır. M.Ö. 7.yüzyılda yapıldığı sanılan anıtın önünde dini törenler için bir sahanlık vardır.

aslankayaAslankaya; M.Ö. 7. Yüzyılda yapıldığı sanılan anıt,İhsaniye ilçesi ,Döğer kasabası, Emre gölü kıyısındadır. Aslankaya yüksek bir kayanın güney yüzü, dikey kesilmiş üçgen çatılı bir tapınak cephesidir. Üçgen çatının kiriş boşluklarında karşılıklı iki sfenks(insan başlı aslan), ana cephede niş içinde iki aslan arasında Tanrıça Kybele bulunmaktadır. Ana cephe geometrik desenli kabartmalarla süslüdür. Anıtın iki yan yüzleri de kesilmiş, kuzey yanına kükremiş ve iki ayağı üzerine şaha kalkmış bir aslan yapılmıştır.

Göynüş Vadisi; İhsaniye İlçesi, Kayıhan beldesindedir. Afyonkarahisar-Eskişehir devlet karayolunun 36. Kilometresinden kuzeybatıya(sola) sapılarak 2 kilometrelik bir yolculuktan sonra ulaşılan, Frig dönemine ait yerleşimin olduğu bölgedir. Vadi içinde yaklaşık 10 m. yükseklikte dik kayalar vardır. Bu kayaların cephelerinde kare görünümlü küçük kapı boşlukları bulunur. Bu kapılardan içeri girildiğinde odalarla karşılaşılmaktadır. Bu odalar Frig dönemine ait kaya mezar odalarıdır.

Aslantaş; Göynüş Vadisindeki Aslantaş kaya mezar odasının ön yüzündeki kapı boşluğunun her iki yanında ayağa kalkmış, karşılıklı  iki heybetli aslan ve ayakları altında birer yavru aslan ile kapı üstünde hayat ağacını andıran kütle ve bunun üstünde her iki yana uzanmış kanatlı güneş kursu, kabartma olarak yapılmıştır. Aslantaş’ın önemli bir Frig kralının mezarı olduğu ve   M.Ö. 7. Yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.

Mağaralar

Kurtini Mağarası; Sandıklı ilçesinin 34 km, Kocayayla’ya  6 km uzaklıkta bulunan mağara, Bökenin yurdu mevkiinde olup 226 metre uzunluğundadır.

Buzluk Mağarası; Sultandağı ilçesine bağlı Dereçine kasabasının güneyinde, Sultan Dağları’nın doruklarına yakın bölgede bulunmaktadır. Girişi dar olan mağarada Temmuz ve Ağustos aylarında buzlanma görülmekte, kış aylarında ise mağaradan buhar çıkmaktadır.

Balcam Mağarası; Emirdağ ilçesine 10 km uzaklıkta bulunana mağara, sarkıt ve dikit galeriyle ve dinsel amaçlı kullanımı ile ön plana çıkmaktadır.

Kuzini Mağarası; Şuhut ilçesi Balçıkhisar kasabasına 7 km uzaklıktadır. Dar koridorlar şeklinde ilerleyen mağaranın sonunda orta büyüklükte bir galeri bulunmaktadır.

Karacamal Mağarası; Şuhut ilçesi Balçıkhisar kasabasına 5 km uzaklıkta, Kocadere bölgesinde, beş galeriye sahip olan mağarada bol miktarda yarasa yaşamaktadır.

Peri bacaları; Volkanik arazilerde görülen peri bacaları, sellenme sularının neden olduğu, farklı aşınma sürecinde oluşan sütun, pramidal sütun görünüşlü yer şekilleridir. Afyonkarahisar ilinin jeolojik yapısı gereği, volkanik arazi üzerinde bulunan İhsaniye, İscehisar, Bayat ve Bolvadin ilçelerinde değişik biçimlerde, şapkalı veya şapkasız çok sayıda peri bacaları bulunmaktadır. Bunlardan Bolvadin İlçesine bağlı Özburun Kasabası’nın Minareli Deresi’nde yer alan peri bacaları, diğer yörelerdeki peri bacalarından farklı oluşumlarıyla dikkat çekmektedir. Ayrıca Bayat İlçesi’nin İnpazarcık Mevki’i ile Mekân Yaylası’nın karşısında bulunan Eyerli Dağı’nın yamaçlarında peri bacalarına rastlanılmaktadır.

peri-bacalari

Minera Spa merkezimizde SPA’dan, spora ve sağlıklı yaşama dair birçok hizmetlerimiz vardır. Fitness merkezinde son teknolojik ekipmanlar, suquash (duvar topu), termal havuzlar, özel aile banyoları, kaydıraklı kapalı yüzme havuzu, çocuk havuzu, ısıtmalı açık yüzme ve çocuk havuzu, Türk hamamı, sauna, jakuzi, buhar banyoları, kuaför ...>>

Termal suların geçmişten günümüze binlerce yıldır şifa kaynağı olduğu bilinmektedir. Ülkemizdeki termal su kaynakları rezerv bakımında Avrupa’da birinci, dünyada da yedinci sırada gelmektedir. İkbal Thermal & Spa otelinin sınırları içerisinden elde edilen bu doğal mucize termal su renksiz, mineral bakımından zengin, kokusuzdur.

Afium; Afyon’un en büyük açık alan outlet ve eğlence merkezi otel alanı içerisindedir. Burada gününüzü ister alışveriş yaparak, ister sinemada vizyondaki filmleri izleyerek, isterseniz eş ve dostlarınızla eğlence merkezinde eğlenerek zamanınızı geçirebilirsiniz. Açık alan outlet ve eğlence merkezini hayal edip sizlerin hizmetine sunduk.

İkbal Lokantacılık İkbal Gıda İkbal Şekerleme Afium Alışveriş ve Eğlence Merkezi